SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi
gumus-insaat

‘Geç Kalmayın’

Meme kanseri konusunda erken tanının önemi çok fazla..

‘Geç Kalmayın’
Bu haber 27 Ekim 2018 - 9:20 'de eklendi ve 60 kez görüntülendi.

‘Geç Kalmayın’

Türkiye’de ve dünyada kadınlarda görülen kanserlerin dörtte birini meme kanseri oluşturmaktadır. Her sekiz kadından biri hayatının bir döneminde meme kanseri tanısı almaktadır.

Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Melda CANBAZ, özellikle meme kanseri konusunda erken tanının önemine vurgu yaparak kadınların farkındalık kazanmasına yönelik dikkat etmeleri gereken hususları anımsattı.

Günümüzde meme kanseri erken tanı konulmadığı takdirde öldürücülüğü ve tedavisindeki yüksek maliyetler nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu kadar sık görülen bir kansere erken tanı koymak giderek önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 1-31 Ekim tarihleri arası “Meme kanseri farkındalık ayı” olarak kabul edilmektedir. Bu ay içerisinde meme sağlığı bilinçlendirilmesine yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmektedir.

Meme kanseri gelişiminde günümüzde artık çok iyi bilinen bazı risk faktörleri mevcuttur. Fazla kilolu (obez) olmak, yeterli fiziksel aktivite yapmamak, hiç doğum yapmamak ya da ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış olmak, uzun süre doğum kontrol ilaçları kullanmak, menapoz sonrası meme kontrolü yapılmaksızın hormon tedavisi almak, alkol kullanmak, emzirme süresinin kısalması meme kanseri gelişiminde önemli risk faktörleridir. Bütün bunlar kişinin kendi çabasıyla kolaylıkla değiştirilebileceği risk faktörleridir. Cinsiyet, yaş, ırk, erken adet görme, geç menapoza girme, genetik faktörler ve aile öyküsü bulunması ise değiştirilemeyen risk faktörleridir.

Meme kanseri görülme sıklığı 40 yaş üzeri kadınlarda artarken, en sık 50-59 yaş aralığında karşımıza çıkmaktadır. 40 yaş üzeri erkeklerde nadir de olsa meme kanseri karşımıza çıkabilmektedir. En sık belirti ele gelen kitledir. Bunun dışında meme derisinde kaşıntı, renk değişikliği, portakal kabuğu görünümü, meme ucunda veya cildinde çekilmeler, tek taraflı meme ucu kanlı akıntısı, koltuk altında kitle diğer başvuru nedenleridir. Meme kanseri ileri evrelere gelene kadar belirti vermeyebilir. Oysaki erken dönemde teşhis konulması, tedavinin başarılı olmasını ve hayatta kalma şansını arttırmaktadır. Halkın farkındalığının arttırılması ve meme kanseri konusunda bilinçlendirilmesi erken teşhiste en önemli basamağını oluşturmaktadır. 20-40 yaş arası ayda bir, adetten bir hafta sonra yapılacak olan kendi kendine meme muayenesi ve bu muayenede yukarda bahsedilen bulgulardan herhangi birine rastlanıldığı takdirde doktorlara başvurulması önemlidir. 40-69 yaş arası ayda bir kendi kendine, yılda bir hekim tarafından meme muayenesi olunmalıdır. Günümüzde meme kanserinin erken tanısında mamografi bilinen en etkin yöntemdir. Mamografi, şikayet ile başvuran kadınlarda meme kanseri tanısında kullanılmasının yanı sıra, 40 yaş üzeri kadınlarda tarama yöntemi olarak da kullanılmaktadır. Meme ultrasonografisi, tarama amaçlı kullanılmamaktadır ancak 40 yaş altı kadınlarda, şikayetlerin varlığı durumda ilk başvurulacak tanı yöntemidir. Diğer bir tanı yöntemi de meme MR olup, özellikli bazı durumlarda istenilmektedir.

Şüpheli kitlelerin varlığında kalın iğne biyopsisi kesin tanıda en etkin yöntemdir. Biyopsi sonucunda meme kanseri tanısı konulan hastalarda günümüzde meme koruyucu cerrahi tercih edilmektedir. Uzun yılları içine alan geriye dönük çalışmalarda, tüm memenin alınmasının, uygun vakalarda yapılmış meme koruyucu cerrahi ile karşılaştırıldığında sağ kalım süresine önemli bir katkı sağlamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle eskiden memenin tamamının alınması (modifiye radikal mastektomi) en etkin cerrahi yöntem kabul edilirken, son çeyrek yüzyılda meme koruyucu cerrahi yöntemleri giderek yaygınlaşmıştır. Geçmişte meme kanseri tedavisinde tüm koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması kabul görürken, günümüzde meme ameliyatı sırasında meme başından verilen özel bir mavi boya ile koltuk altı lenf nodu tutulumu olup olmadığı saptanmakta ve böylece gereksiz tüm koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılmasının önüne geçilmektedir. Özellikle son yıllarda memeden büyük kitle çıkarılarak yapılan meme koruyucu cerrahilerde iyi kozmetik sonuçları sağlayabilen onkoplastik meme cerrahisi yöntemleri geliştirilmiştir. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda cerrahi tedavi sonrası radyoterapi mutlaka uygulanmaktadır. Ameliyat sonrası çıkan patoloji sonuçlarına göre gereğinde kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanmaktadır.

Sonuç olarak, basit yaşam tarzı değişiklikleri ile meme kanseri risk faktörlerinin bazılarını azaltabiliriz. Ayda bir yapılan kendi kendine meme muayenesi, kişinin memesini tanımasına farklılıkları kolay ayırt etmesine yardımcı olup ihmal edilmemesi gereken bir yol göstericidir. 40 yaş üzerinde düzenli doktor muayenesi ve mamografi yapılması erken tanının en önemli anahtarlarıdır

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER