SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi
gumus-insaat

SUSMAYACAĞIZ;

Kadınlar; babaları, kocaları, sevgilileri yani en yakınındaki erkekler tarafından öldürülmeye devam ediyor

SUSMAYACAĞIZ;
Bu haber 26 Kasım 2017 - 8:21 'de eklendi ve 355 kez görüntülendi.

25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı demokrasi ve özgürlük mücadelesi yürüten Mirabel Kız kardeşler diktatör Trujillo’ nun askerleri tarafından tecavüz edilerek vahşice katledildiler. Erkek-Devlet şiddetine karşı mücadelenin simgesi olan ve ”Kelebekler” adıyla efsaneleşen üç kız kardeşin öyküsü bugün tüm dünyada adeta bir kelebek gibi kanat çırparak özgürlüğe uçmayı sürdüren milyonlarca kadının mücadelesine ışık tutuyor. Kadınlar, dünyanın dört bir yanında; toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, gericiliğe, savaşa, ırkçılığa ve faşizme; kısacası şiddetin her türlüsüne ‘Hayır’ demeye devam ediyor.

SON BULMUYOR… Ama ne dünyada ne de ülkemizde kadına yönelik uygulanan bu terör, bu şiddet son bulmuyor, şiddet rakamlarla kendini ortaya koymaya devam ediyor. 2017 yılının ilk on ayında en az 242 kadın ve kız çocuğu erkekler tarafından katledilirken, 77 kadın tecavüze uğradı. 207 kadın taciz edildi, 286 kız çocuğu cinsel istismara maruz kaldı. Basına yansıyan vakalar sonucu oluşturulmuş bu sayıların gerçekte çok daha fazla olduğunu maalesef hepimiz biliyoruz.

Bizler adalet beklerken, her gün en az iki kadın cinayet sonucu yaşamını yitirirken; iyi hal, haksız tahrik gibi cezai indirimler uygulanmaya devam ediyor. Ve bitmiyor. Adaletin sağlanmadığı bu ülkede; cezasızlık politikası kadın cinayetlerinin, tacizin ve tecavüzün giderek artmasına neden oluyor.

Tek istedikleri adilce yaşam olan kadınlar; tacize ve tecavüze uğradıkları için adalet beklerken; suçlanan gözlerle bir yaşama mahkum ediliyor. Kadınlar; babaları, kocaları, sevgilileri yani en yakınındaki erkekler tarafından öldürülmeye devam ediyor ya da tecavüze, cinsel istismara maruz kalıyor. Kadınlara şiddet ve öldürmekten sonuç alamayan erkekler bu defa kadınların canlarından çok kıymet verdikleri çocuklarını öldürerek kadınları cezalandırmaya başladılar.

ÖYLESİNE KOLAY Kİ ÖLDÜRÜLMEK BU ÜLKEDE; Yemeği tuzsuz yaptığımız için, boşanmak istediğimiz için, aşklarına karşılık vermediğimiz için, barışmayı reddettiğimiz için, sadece kadın olduğumuz için, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğimiz farklı olduğu için ÖLÜYORUZ… Bizler artık hayatlarımız ve bedenlerimiz hakkında hüküm giymek istemiyoruz.

Kadınların istihdamının artırılması amaçlandığı ifade edilen eski genelgedeki “eşit işe eşit ücret imkânının sağlanması” hükmünden vazgeçiliyor.

Kadınlar ucuz, güvencesiz, esnek, yarı zamanlı işlere mahkum ediliyor, sosyal güvence ve hakları gasp edilmeye çalışılıyor. Kamusal alanlardan silinmeye çalışılıyor; işsizliğin getirdiği ekonomik güvencesizlikle birlikte evlere hapsediliyor.

Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirerek kadını kamusal alanlardan uzaklaştıran, sosyal politikaları diyanet eliyle dizayn eden, laik yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler, kadınların rızası olmadan zorla yasalaştırılıyor. Sürekli olarak kadınların nasıl yaşayacağına dair fetvalar yayınlayan müftülere resmi nikah kıyma yetkisi verilmesi, cinsel istismarda rıza yaşını 12’ye düşüren düzenlemeler, kanunlarda yer alan kadın aleyhine uygulamalar, müfredat

değişikliği başta olmak üzere eğitimin dinselleştirilmesi politikaları ve daha pek çok örnek, yasalar eliyle kadınlara dayattığı yaşamın sınırlarını çok net ortaya koyuyor.

SUSMAYACAĞIZ; Tüm tehditlere, katilleri savunan hukuka, kadını kül kedisi, ev işlerinin kölesi gören zihniyete, dinciliğe; otoriterleşen, hayatlarımıza kendini her alanda dayatan muhafazakarlığa, kentlerin ormanların talanına, savaşlarla, göçlerle toplumun paramparça edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Yaşadıkları baskıya boyun eğmeyen, kan ve kin politikalarına rağmen kadın dayanışmasından vazgeçmeyen, bugünü dünüyle bilen, yarını başka türlü hayal eden kadınlar olarak temel haklarımızın gasp edilmesine, olağanüstü hal hukukuyla gündelik hayatımızın cehenneme çevrilmesine, kazanımlarımızın kanun hükmünde kararnamelerle delik deşik edilmesine, şiddet ve nefretin yarattığı sessizliğe, güvencesizliğe, belirsizliğe razı değiliz. Hayatlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz!

Kadınları söz, yetki ve karar mekanizmalarından dışlayan, toplumdan soyutlayan uygulamalara karşı biz kadınlar tüm renklerimizle, bulunduğumuz her yerde sesimizi yükseltmeye, isyanımızı büyütmeye, buyurduğunuz itaati reddetmeye ve düşlerini kurduğumuz eşit ve özgür yaşamın gerçekleşmesi için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz.

Tüm kadınları hayatına ve haklarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

*Kadın cinayetlerini durdurmak için

* Tacize ve tecavüze, haksız tahrik indirimine son vermek için

* Hükümetin kadın düşmanı politikalarına dur demek için

* Güvencesiz, kayıt dışı, kölece çalışmaya hayır demek için

* Nefret suçlarına dur demek için

* OHAL’in son bulması için

* Laik yaşamı savunmak için

* Savaşa karşı onurlu bir barış inşa etmek için

* Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir demek için,

Buradayız, gitmiyoruz!

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER