SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi

T.Ü. DE “KAMU HAYATINDA TÜRK KADINI” KONUŞULDU

Türk kadınının, Cumhuriyetin ve medeniyetimizin gelişimine katkıları..

T.Ü. DE “KAMU HAYATINDA TÜRK KADINI” KONUŞULDU
Bu haber 01 Kasım 2019 - 21:35 'de eklendi ve 81 kez görüntülendi.
Kadınlara yönelik faaliyet gösteren kurum, kuruluş ve sivil toplum dernekleriyle birlikte, kadınların her alandaki haklarına ve olanaklarına ilişkin farkındalık sağlamak ve kadın sorunlarına yönelik akademik çalışmaların daha geniş bir tabana yayılmasını sağlamak amacıyla çalışan Trakya Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜKSAM), kadının kamu hayatındaki yeri ve Türkiye’deki tarihsel sürecin konuşulduğu bir konferansa imza attı. Tanzimat döneminden başlayarak Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında ve ilerleyen dönemlerde kadınların siyasal ve kamusal yaşamda duruşlarını konu alan konferans, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi iş birliğinde, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlendi. Programda, Trakya Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü bir sunum yaptı, ardından panel şeklinde devam eden konferansta katılımcılar, hem soruları hem de düşünceleriyle etkinliğe katkı sağladı. Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Mehmet Akif Ersoy Eğitim Binası Konferans Salonu’nda “Kamu Hayatında Türk Kadını” başlığıyla düzenlenen konferansa, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevinç Sakarya Maden, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi Başkanı Vildan Yazıcı, akademisyenler, dernek üyeleri ve öğrenciler katıldılar. Gazeteci Yazar Özlem Özdemir’in “İlham Veren Cumhuriyet Kadınları: Öncü Kadınlar” isimli kitabının katılımcılara hediye edildiği konferansın açılışını Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevinç Sakarya Maden yaptı.
Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevinç Sakarya Maden, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, tüm imkânsızlıklara rağmen, büyük bir inanç ve kararlılıkla yürütülen Kurtuluş Savaşımız, tarihte eşine az rastlanır bir zaferle sonuçlanmıştır. Bu zafer, Cumhuriyet ile taçlandırılarak, tarihimizin en büyük dönüm noktalarından biri olarak gerçekleşmiştir. Millet egemenliğine dayanan Cumhuriyet idaresi, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlıkla bağlı olan herkese bir fert olma hakkını vermiş, ancak aynı zamanda sorumluluklar da yüklemiştir. Cumhuriyet, modern dünyanın kavram ve değerleriyle Türk insanını tanıştırmakla gerek erkek gerek kadınların ufkunu açmış, yaratıcı gücünü ortaya koymuştur. İstiklal Savaşı’ndaki Şerife Bacılar gibi Cumhuriyet döneminde de çok sayıda öncü kadın, döneme damga vurmayı başarmıştır. Bizler de bu bilinç ve anlayışla bugün Türk kadınının, Cumhuriyetin ve medeniyetimizin gelişimine yaptığı katkıları konuşacağız.” dedi.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi Başkanı Vildan Yazıcı konuşmasında, derneğin 2002 yılında, Edirne’de kurulduğunu belirterek, “Kuruluşumuzdan itibaren kadının güçlenmesi ve hayatın her alanında yer almasını sağlamak için çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu çalışmaların bir diğer odağı ise üniversite öğrencileri. Bu kapsamda, öğrencilere burs olanağı hazırlayarak eğitimlerine katkılar sunuyoruz. Ve bu desteği verdiğimiz öğrencilerin büyük bir bölümü Eğitim Fakültesi’nden, buradaki sıralardan. Sizin aldığınız eğitimlerin katma değer yaratacağına inandığımız için sizlerle birlikte olmak, birlikte eğitim çalışmalarında bulunmak bizim için çok anlamlı.” dedi.
Ardından, Trakya Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “Kamu Hayatında Türk Kadını” konulu bir sunumunu yaptı. Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü sunumunda, dünyada kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi ile Türk kadının Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemlerinde ve bugünde toplumdaki durumu hakkında bilgiler verdi. Atatürk’ün, kadınsız bir toplumun kısır bir toplum olacağını, bir elmanın iki yarısı gibi erkek yoksa veya kadın yoksa asla tam olunamayacağını ifade ettiğini belirten Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, kadını yok sayarak kalkınmanın asla mümkün olmayacağını söyledi. Bugün, kadının farkındalığı için bir arada olduklarını hatırlatan Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, kadının statüsünün toplumsal manada toplumun zihniyet ve düşünce kalıplarının değişiminden bağımsız olamayacağını bilmek gerektiğini vurguladı. Söylenecek son sözü ilk söz olarak söylemek istediğini ifade eden Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “Bilinçli yurttaşı yetiştirmek ve toplumu dönüştürmek, yapılacak ilk iştir.” dedi.
Tarihsel süreç içerisinde, kadının erkek karşısındaki güç kaybının ekonomik temelli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “Ekonomik etkinliğin fiziki kas gücüne dayandığı bu dönem tarım ekonomisine geçiş sürecini de etkilemiş, erkek egemen kültür ve ataerkil aile modelinin temelleri atılmıştır. Kadının kamusal hayata katılımı ve birey olarak varoluş savaşımı Fransız Devrimi sonrası yayınlanan ‘Yurttaş ve İnsan Hakları Bildirisi’ ile ivme kazanmıştır. Devrime kitlesel anlamda katkıda bulunan kadınlar, devrim ilkelerinin dışında tutulmuş, bekledikleri haklara kavuşamamıştır. Sanayi Devrimi ve kapitalizmin getirdiği sorunlar, kadının varlığını kabul ettirmesi açısından önem taşımıştır. New York’ta 1857’de, 40 bin dokuma işçisi tarafından başlatılan grev, 14 saati aşan çalışma sürelerinin ıslah edilmesini amaçlarken, greve karşı polisin sert tepkisi sonucu çok sayıda kadın ve çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. 8 Mart günü gerçekleşen bu olay 120 yıl sonra, 1977’de, Birleşmiş Milletler’in kararı ile Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir.” dedi.
19. yüzyıl itibariyle Osmanlı Devleti’nde başlatılan Batılılaşma hareketinin, devletin tüm kurumlarında yapısal bir dönüşümü hızlandırırken, Osmanlı kadınının da bu dönüşümden pay aldığına dikkat çeken Ündücü, kadın sorunlarının Osmanlı toplumunda edebiyattan basına, parti programlarından düşün akımlarına kadar pek çok alanda kendini gösterdiğini ifade etti. Ündücü, kadın haklarının ilk savunusunun, Tanzimat dönemi erkek aydınları tarafından başlatılmasının da dikkat çekilmesi gereken önemli bir nokta olduğuna işaret etti. Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü “Meşrutiyet’in ilanıyla kadın dergilerinin sayısında bir patlama gerçekleşiyor. Bu dergiler, kadınların kendilerini birey olarak ifade etmelerini sağlamıştır. Ancak söz konusu dönemde özellikle kamusal hayata katılım noktasında daha çok yardım ve hayır dernekleri biçiminde kendilerini gösterebildiklerini görüyoruz.” dedi.
Kadın örgütlenmesi ve kadının kamusal yaşama katılımında savaşların büyük önemi olduğunu dile getiren Ündücü, “Balkan Savaşları ve özellikle I. Dünya Savaşı ile erkek nüfusun cephede oluşu nedeniyle çalışma yaşamından uzaklaşması, erkeklerin bıraktığı boşlukları kadınların doldurmasına zemin hazırlamıştır. Kamu alanına itilen kadın silah ve gıda fabrikalarına kadar sanayi ve hizmet sektöründe yerini almaya başlamıştır. Türkiye’de kadının kamusal yaşama tamamıyla dâhil oluşunda dönüm noktası, ülkenin varlığı ile özdeş olan Kurtuluş Savaşı’dır. Savaşın başlangıcından sonuna dek her alanda desteğini esirgemeyen Türk kadını gerek cephede, gerekse cephe gerisinde var olma mücadelesi vermiştir. Cephelere erzak ve mermileri at arabası, kağnı ve sırtlarında taşıyan kadınlar, şiirlere, destanlara, heykellere konu olmuştur. Fatma Onbaşı, Hatice Hatun, Gördesli Makbule ve nice kahraman kadınlar bizzat savaşta görev alarak adlarını tarihe yazdırmıştır. Öncelikle düşman kuvvetlerinin İzmir ve ardından İstanbul’u işgal etmeleri ile başlatılan mitinglerin düzenleyicisi, katılımcısı ve konuşmacısı olan kadınlar, ülkede var olan manevi değerleri ve birlik inancını yeniden ortaya çıkarmıştır.” ifadelerini kullandı.
Savaş sonrası dönemde kadınların haklarına yönelik tepkilerin parlamentoda kendini gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, “Tevhid-i Tedrisat Kanunu, kadının kamusal alana katılımı için ilk hamledir. İlk aşamada kadına erkek ile eşit eğitim hakkını tanımıştır. Kadınların aile ve toplumsal yaşamının iyileştirilmesine yönelik asıl düzenleme 1926 yılında çıkarılan Medeni Yasa ile sağlanmıştır. Çok eşli evlilik yasaklanmış, resmi nikâh kurumu getirilmiş, miras hukukunda cinsiyet ayrımcılığı giderilmiş, kadına da boşanma konusunda erkeklerle aynı haklar verilmiştir.” dedi.
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER