SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi

CUMHURİYETİN EN BÜYÜK EĞİTİM PROJESİ KÖY ENSTİTÜLERİ.

CUMHURİYETİN EN BÜYÜK EĞİTİM PROJESİ KÖY ENSTİTÜLERİ.
Bu haber 16 Nisan 2021 - 17:33 'de eklendi ve 1.286 kez görüntülendi.

Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar, eğitimin ve kalkınmanın öncelikle ‘Köylü milletin efendisidir.’ anlayışı ile köylerden başlaması gerektiği fikrini benimsemişlerdir. Cehalete karşı açılan savaşta zeki köy çocuklarının eğitilmesi önemli bir yer tutmuştur. 81. Yıldönümünü kutladığımız Köy Enstitüleri olgusu, dünyada eşi benzeri olmayan, Türkiye’nin dünya eğitim tarihine kazandırdığı en özgün eğitim projelerinden biri olarak döneme damgasını vurmuştur.  

Cumhuriyeti ‘Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmak, çağdaş bir toplum yaratmak için planlanan Köy Enstitüleri, eğitimcinin ülkenin gelişimindeki rolünü anlatması bakımından oldukça iyi bir örnektir. Kalkınmış bir toplumun ihtiyacı olan yetişmiş iş gücü, bu kurumlarda sanatla, edebiyatla ve çağdaş olan tüm yeteneklerle harmanlanarak Türkiye’nin her bir yanına cesaret, iddia, inanç ve bitmek bilmeyen bir umutla yayılmışlardır. İlkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa açılan Köy Enstitüleri İle birlikte aydınlanma yurdun her yanına taşınmıştır. Yoksul ve cahil olan köy halkı cumhuriyet devrimleriyle Köy Enstitüleri sayesinde tanışmıştır. Böylece yurttaş olma bilinci kazanmıştır.           

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk onbeş yılında cumhuriyet heyecanı, aydınlanma devrimi ülkede rüzgar estirmiş, halkı ve ülkesi için gelecek kurgulayan bir öğretmen, bir aydın modeli yetiştirmiştir. Çok kısa zamanda yetişen öğretmenlerin etkisi bugün bile toplumda varlığını göstermektedir. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarda Köy Enstitüleri muhteşem bir proje olarak uygulamaya alınmış, Hasan Ali Yücel’in çağdaş bakanlık anlayışı, İ.Hakkı Tonguç’un ilerici, toplumcu anlayışıyla, Hasanoğlan’da yakılan ateş, Cılavuz, Beşikdüzü, Çifteler, Düziçi, Kepirtepe gibi Köy Enstitülerinde yıldız gibi çoğalarak ve parlayarak bütün ülkeyi aydınlatmaya başlamıştır.     Hasan Ali Yücel’in ‘Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar.’ diyerek milli ve özgün bir proje olduğuna işaret ettiği Köy Enstitüleri, pek çok yabancı bilim adamının da dikkatini çekmiş, akademik çalışmalara konu olmuştur. UNESCO da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etmiştir.     Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken  laik ve demokratik eğitim anlayışını benimsemiş bir siyasi iradeyle mümkündür.  

 Bu siyasal irade, yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmenin önünü açacak yasal düzenlemeleri yapmalıdır. . Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri yetiştirebiliriz.Atatürk ve silah arkadaşlarının 1923’te başlattığı aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olmak, Köy Enstitüleri  modelini günümüzün şartlarına uygun   yeniden hayata geçirmekle mümkün olacaktır.                  

 ENGİN ÇOĞAL

BİRLEŞİK KAMU İŞ KONFEDERASYONU 3.DÖNEM  GENEL ÖZLÜK HUKUK TİS SEKRETERİ

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER