SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi

Gıda güvencesi toprakları korumakla başlar

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL, 16 Ekim Dünya Gıda Günü'nde gıda güvencesi için toprakları korumak gerektiğinin altını çizdi.

Gıda güvencesi toprakları korumakla başlar
Bu haber 16 Ekim 2017 - 7:35 'de eklendi ve 321 kez görüntülendi.

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL, 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle bir
açıklama yayınlayarak tarım alanları ve tarımsal istihdamdaki azalmanın gıda güvencesini
etkilediğine dikkat çekti. Gıda güvencesi kavramına değinerek sözlerine başlayan TEMA Vakfı
Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL, “Gıda güvencesi bütün insanların aktif ve sağlıklı bir yaşam
için ihtiyaç duyduğu gıdaya her zaman erişebilmesini ifade eder. Her bireyin yeterli, sağlıklı,
güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan ulaşabilmesi gerekiyor. Bugün
dünya açlık ve yoksulluk kıskacındayken karşı karşıya kalınan savaşların ve göçlerin temelinde
gıdaya erişimin olduğunu söyleyebiliriz. Tüm dünya nüfusu gelişmiş ülkelerdeki tüketim
alışkanlıkları ile hareket ederse bir dünyadan fazlasına ihtiyacımız olacak. Bu da demektir ki
bugün aslında sürekli başka insanların tabağından yiyoruz. Süpermarket raflarını hep dolu
görüyoruz ve hiç boşalmayacağını düşünüyoruz. Fakat unutmayalım ki gıda tükenmez değil.
Aldığımız her lokmanın küresel sonuçları var. Her gece 1 milyar insan yatağa aç giriyor. Bütün
bu adaletsiz paylaşım ve gıdaya erişimin önündeki engeller dünyayı yaşanamaz hale
getiriyor” dedi.

Daha fazla tarım alanına ihtiyaç duyulacak
Hızla artan nüfusla birlikte azalan tarım alanlarının gıda üretiminde yetersizliğe yol
açabileceğini söyleyen Şirin ÇOĞAL, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine değindi.
ÇOĞAL, “Verilere göre tarım alanları 2001 yılında 26,4 milyon hektar iken 2016 yılında 23,7
milyon hektara geriledi. Yılda ortalama 180 bin hektar kayıpla 15 yılda toplam 2,7 milyon
hektar (yaklaşık iki İstanbul büyüklüğünde) azalma olduğu görülüyor. Tarım alanlarındaki
azalma tarımsal istihdamda da azalmayı tetikliyor. 2002 yılında tarımsal istihdam 7,46 milyon
kişi iken, 2016 yılı nisan ayında %28 azalış ile 5,35 milyon kişiye geriledi. Bu durum artan
nüfus ile birlikte gelecekte gıda güvencesinde ciddi bir sorun olabileceğine işaret ediyor.
Çünkü Türkiye nüfusunun 2020 yılında 82 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Bu, 2015’ten 2020
yılına kadar 5 milyonluk bir nüfus artışına denk geliyor. Yalnızca tahıl üretimi dikkate
alındığında bile üretimin 1 milyon ton artması gerektiği görülüyor. Eğer verimlilik artışı
sağlanamazsa yaklaşık 400 bin hektar (yaklaşık 535 bin futbol sahası büyüklüğünde) tarım
alanına daha ihtiyaç duyulacak. Net bir şekilde ifade etmek gerekirse tarım topraklarımızı
kesinlikle korumamız gerekiyor” dedi.
Alınması gereken önlemler bulunuyor
Gıda güvencesini tehdit eden unsurlarla birlikte alınabilecek önlemlere de değinen Şirin
ÇOĞAL, “Dünya bir yandan açlığın önüne geçmeye çalışırken maalesef diğer yandan amaç
dışı tahsislerle tarım alanlarında azalma oluyor. Türkiye’de 1989-2010 yılları arasında yaklaşık
2,4 milyon hektar arazinin tarım dışına çıkarılmasına yönelik talepte bulunuldu. Bu kapsamda

827 bin hektar alanın tarım dışı faaliyet için kullanımına izin verildi. Buna göre amaç dışı
kullanım taleplerinde her üç talepten birine izin verildiği görülüyor. Türkiye’de tarım
arazilerinin tarım dışı kullanımının en yaygın görüldüğü alanlar sırasıyla sanayi, kentleşme,
turizm, madencilik ve ulaştırma şeklinde sıralanıyor. Bu nedenle öncelikle tarımsal üretim
kapasitesi yüksek verimli alanların amaç dışı kullanımlarının önüne geçilmesi gerekiyor.
Bununla birlikte Türkiye’de iyi gelişmeler de oluyor. Örneğin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı büyük ovaları koruma altına alarak olumlu bir adım attı” dedi.

Kırsal kalkınma çalışmalarına önem verilmeli
Kırsal kalkınma çalışmalarının tarım alanlarının korunması, istihdam, göç ve gıda güvencesi
konularında çare olabileceğinin altını çizen Şirin ÇOĞAL, “Kırsal alanda yaşayan nüfusun
büyük bir bölümü tarımsal faaliyetle geçimini sağlıyor. Ancak artan nüfus ile tarımdan
sağlanan gelir yetersiz kalıyor. Tarım arazilerinin çeşitli nedenlerle parçalanmasıyla tarım
işletmeleri düşük gelirli küçük işletmelere dönüşüyor. Tarımsal üretimde makine kullanımının
artmasıyla iş gücüne olan talebin azalması gibi ekonomik nedenlerle köyden kente göç
gerçekleşiyor. Yaşanan göç, tarımsal üretimde çalışacak genç iş gücünün azalmasına yol
açıyor. Terk edilen araziler atıl kalıyor. Tarımda üretimin ve verimin düşmesi, kırsal
yoksulluğun artması gibi birçok sorunu ortaya çıkarıyor. Bu kapsamda kırsaldan kente göçün
azaltılması ve tersine göç hareketinin başlaması için kırsal kalkınma projeleri ve yatırımları
artırılmalı. Aile çiftçiliğinin korunması ve kırsal nüfus yaşam standartlarının artması için
düzenlemeler yapılmalı” diyerek sözlerini tamamladı.

Şirin ÇOĞAL
Umut Yeşertiyoruz! TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER