SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi

SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ, DEĞİŞTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR! YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ, DEĞİŞTİRECEK GÜCÜMÜZ VAR! YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
Bu haber 09 Mart 2021 - 16:35 'de eklendi ve 116 kez görüntülendi.

EMEĞİMİZ, BEDENİMİZ, KİMLİĞİMİZ, BİZİMDİR!
EŞİT VE ÖZGÜR BİR HAYAT İSTİYORUZ!

Basına ve Kamuoyuna;

8 Mart 1857’de New York’ta, kadın işçilerin uzun çalışma saatlerine, kölelik
koşullarına karşı direnirken yakılarak katledilişlerinin 164. yılındayız. Dünyanın her
yerinde, ayrımcılığa, şiddete, eşitsizliğe, sömürüye ve baskılara karşı mücadelemiz
sürüyor. Eşitlik, özgürlük, emek, hak, adalet, barış, laiklik mücadelesi ve dayanışma
için sesimizi yükseltiyor, isyanımızı birleştirmeye, büyütmeye ve hikayemizi yazmaya
devam ediyoruz. Bugün hakları için direnen bu kadınların izinden gidenler olarak;
onları saygı ve şükranla anıyoruz.
8 Mart, dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürüye,
ayrımcılığa, baskıya karşı yürütülen, kadın haklarının kazanılmasında verilen
direnişin simgeleştiği bir mücadele günüdür.

Kadınlar, hem çalışma hayatında hem de toplumsal yaşamda, toplumsal cinsiyet
eşitsizliği ile karşı karşıya kalıyor. Herhangi bir sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı
olarak çalıştırılan kadınlar “ucuz emek gücü” olarak görülüyor, “eşit değerde işe eşit
ücret”den yoksun bırakılıyor. Covid 19 pandemisiyle birlikte patriyarkal kapitalizmin
yarattığı sorunlar giderek artıyor. Bugün Pandeminin, kadına yönelik ekonomik,
psikolojik, fiziksel, cinsel şiddeti, kadın bedeni, emeği üzerindeki sömürü ve baskıyı
arttıran politik bir fırsat haline getirildiğini görmekteyiz.
Binlercemiz her gün, fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddete uğruyor,
her gün, en az üçümüz katlediliyoruz. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından
fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete uğramakta, intihar denilerek son derece şüpheli
ölümlerle yaşamları çalınmaktadır. Şiddet her kesimden, her meslekten, her toplumsal
kesimden kadına karşı uygulanmaktadır. Kadınların insanlık dışı yöntemlerle, vahşice,
toplumun, devletin gözü önünde öldürülmesi ve kadına yönelik şiddetin faillerinin, eril
yargı tarafından “tahrik” adı altında indirimlerle serbest bırakılması, şiddeti ve kadın
cinayetlerini körüklemektedir.

İktidarın makul kadın yaratma çabasıyla gündeme getirdiği kadın üniversiteleri, pembe otobüs gibi uygulama ve fikirlerle yaşamlarımız ayrıştırılmaya hatta tecrit edilmeye çalışılmaktadır. İktidar sahipleri, üniversitelerde kendi kadrolarını oluşturmaya çalışmakta, tüm üniversitelere kayyum rektörler atamaktadır. Sadece demokratik seçim yapılmasını talep eden öğrenciler tecrit altında tutulmaktadır.
Kadına yönelik şiddet failleri serbestçe gezerken, öğrencilere ev hapsi verilmektedir.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesini toplumsal değerlerimize ve kabullerimize
uygun olmadığı gerekçesiyle durduran, Türkiye’nin imzalamış olduğu Kadına Karşı
Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler
Sözleşmesine ve Kadına Karşı Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla
Mücadeleye İlişkin İstanbul Sözleşmesine karşı olan anlayışla kadına yönelik şiddet
kışkırtılmaktadır.

Biliyoruz ki eşitlikçi yönetim biçimleri işlevsel kılınmadan ne kadın ne de
toplum şiddetten kurtulacaktır. Bu nedenle ülkemizde kadını eşit ve özgür birey olarak
gören yasal dönüşümler ve uygulamaların bir an önce başlatılması, eşitlikçi,
demokratik, laik, yönetim biçimlerinin hayata geçmesi, kadın bedeni üzerindeki tüm
söz ve karar haklarının kadına ait olduğunun kabul edilmesi ve siyasi iktidarların
kadının bedeninden elini çekmesi gerekmektedir.
TALEPLERİMİZ AÇIK VE NET:
⮚ Kadınlar ve LGBTİ+ lara yönelik her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önleyen yasal
düzenlemeler acilen yapılmalı, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmasına son verilmeli,
6284 sayılı yasa başta olmak üzere kadınlardan yana imza atılan uluslararası
sözleşmeler de etkin bir şekilde uygulanmalı,

⮚ Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli, esnek çalışma
biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmeli güvenceli,
düzenli işler yaratılmalı,

⮚ Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyetin hayata geçmesi sağlanmalı,
⮚ Bir sağlık ve sosyal hak olarak kürtaj hakkının kullanımını engelleyen fiili
uygulamalardan vazgeçilmeli, güvenli ve parasız kürtaj olanakları sağlanmalı,
⮚ Doğum izinleri 24 haftaya çıkarılmalı, süt izninin kullanımı önündeki keyfi
engeller kaldırılmalı,
⮚ Kadın istihdamın önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı
kamusal hizmet olarak sunulmalı, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal
politikalar uygulanmalıdır,

⮚ 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde gündüz bakım evleri ve kapatılan kamu
kreşleri açılmalı,
⮚ Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulmalı,
⮚ Kadını eğitimden, istihdamdan, yaşamdan koparan, çocuk yaşta evliliklerin hızla
artmasına yol açan 4+4+4 eğitim sistemi hemen iptal edilmeli,
⮚ 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalıdır.

Kadınların eşit ve özgür olduğu, sömürünün, baskının ortadan kaldırıldığı bir
gelecek için,

  • Yaşamlarımıza, emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmak için,
  • Laik, özgür, demokratik, eşit bir ülkede barış içinde yaşamak için,
  • Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için,
  • Emeğimizi ve hayatı örgütlemek için,
    Tüm kadınları, gökkuşağı gibi tüm renklerimizle bir arada olmaya, haklarımıza ve
    yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.
    Evde, işte, okulda, üniversitede, tarlada, fabrikada, atölyelerde, emeği ve hakları için
    mücadele eden tüm kadınların 8 Mart mücadele gününü kutluyoruz.
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER