SON DAKİKA

Edirne Güncel Gazetesi

Üniversitelerin varlık amacı kalkınma ve bilimsel üretim olmalıdır

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, Genel Merkez Gençlik Kolları’nın üniversiteler konusunda hazırladığı raporla ilgili bir açıklama yaptı.

Üniversitelerin varlık amacı kalkınma ve bilimsel üretim olmalıdır
Bu haber 09 Ekim 2017 - 15:39 'de eklendi ve 398 kez görüntülendi.

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, Genel Merkez Gençlik Kolları’nın üniversiteler konusunda hazırladığı raporla ilgili bir açıklama yaptı.

Ali Demirkıran açıklamasında, “Genel Merkez Gençlik Teşkilatımız, Üniversiteler ve Gençlerin problemlerini bir rapor haline getirerek kamuoyuna sundu. Rapor, Üniversitelerin varlık amacının toplumsal fayda, kalkınma ve bilimsel üretim olması gerektiğini içermektedir. Bu amaca göre ihtiyaçlar tespit edilmeli, planlama yapılmalı ve yol haritası çıkarılmalıdır” açıklamasını yaptı.

Mevcut durumda ise bu amaçtan sapma ve plansızlık olduğuna dikkat çeken Demirkıran raporda, “Zaman – mekân – alan planlaması yapılmaksızın rastgele üniversite açılmaktadır. Ülkemizde 114 devlet, 71 özel olmak üzere 185 üniversite vardır. Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora olmak üzere toplam 7.198.987 öğrenci olduğuna dikkat çekilerek;

– İşsizlik oranlarını düşük göstermek için üniversite açılmaktadır. İşsizliği önlemek için değil ötelemek için, istihdamı artırmak için değil, anlık pansuman tedaviler yapmak için üniversite açılmaktadır.

– İlçelerde açılan fakülteler ve meslek yüksekokulları, ilçenin kalkınması ve eğitim için değil, öğrenciler üzerinden ekonomik kazanç elde etmek üzere açılmaktadır.

– İstihdam ve ekonomik altyapı dikkate alınmadan üniversite ve bölüm açılmaktadır.

– Üniversiteler planlanırken ihtiyaç parametresi göz önüne alınmamaktadır.

– Teknik altyapıdan ve akademik kadrodan yoksun fakülte ve amaçsız bölüm açılmaktadır.

– Üniversite kontenjanları üretime yönelik değil, hizmet sektörüne yönelik olarak açılmaktadır. Üretime yönelik olan bölümler ise iş kaygısından dolayı boş kalmaktadır” konularına dikkat çekildi.

Üniversitelerdeki kalite durumuna da değinilen raporda şunlara yer verildi;

– Üniversite eğitiminin, amacına uygun olarak, öğrencilerin mesleki niteliğini artırıcı ve bilimsel güncelliği yakalamış, bilimsel üretimi temin edici, ilmi ve fikri gelişimi sağlayıcı, şeffaf olması gerekmektedir.

– MEVCUT DURUMDA İSE, Üniversiteler bilimsel zeminden uzak, siyasi ve ideolojik bir zemine sahiptir. Üniversiteler ideoloji üzerinden kurumsallaşmaktadır.

– Üniversiteler kadro alımlarını liyakat usulüne göre değil, siyasi kaygılarla gerçekleştirmektedir.

– Siyasi kaygılarla yapılan kadro alımlarına ve niceliği esas alan üniversite/bölüm açılmasına bağlı olarak akademik kadronun donanım ve kalitesi düşmektedir.

– Üniversiteler, başarı ölçüsü olarak niteliği değil, niceliği öncelemektedir. En başarılı rektör, en çok bölüm açan ve en çok öğrenci alandır” mantığı hâkim olmuştur. Üniversitedeki kalite anlayışlarını yapılan inşaatların çokluğu ile ölçülmektedir.

– Üniversiteler teknolojik ve uygulamalı eğitim altyapısına sahip değildir.

– En fazla göz ardı edilen okulların başında Meslek Yüksek Okulları gelmektedir.

KOORDİNASYON, Devletin en önemli görevlerinden birisi kurumlar arası eğitim süreçlerini doğru yönetebilmesidir. Mevcut durumda ise, MEB ile YÖK arasında koordinasyonsuzluk vardır. Kurumlar birbirlerinden bağımsız olarak süreçlerini şekillendirmektedir. Üniversiteler ile iş hayatı arasında koordinasyonsuzluk vardır. Üniversitelerde verilen derslerle iş hayatı arasında kopukluk ve irtibatsızlık görülmektedir.

Raporda ayıca şu problemlere de yer verildi;

ÜNİVERSİTE ÖNCESİ YAŞADIĞI PROBLEMLER;

1. Üniversiteye hazırlık süreçlerinde öğrenciler bilinçli tercihler yerine, rastlantısal tercihler yapmaktadır. Üniversitedeki bölümüne bilinçli olarak gelen öğrenci oranı %2 civarındadır.

2. Öğrenciler yeteneklerine ve isteklerine göre bölüm seçememektedir.2017 yılı itibariyle barajı geçtiği halde 852.000 kişi tercih yapmamıştır.

3. Toplum tarafından öğrencilerin “üniversiteli” olmasının, onlar açısından ayrıcalık olduğu yönündeki kanaat, öğrenciyi amaçsızca üniversiteli olmaya itmektedir.

4. Öğrenciler okumak istedikleri bölümler yerine üniversite sonrası atama sırasında zorluk yaşamayacağı bölümleri tercih etmektedir.

5. Öğrenciler üniversite tercihlerini yaparken, askerlik vazifelerini kısa dönem yapabilmeyi veya askerliği tecil ettirme hakkına kavuşmayı göz önünde bulundurmaktadır.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER